* Bugüne kadar vajinismus tedavisinde kullanılan yaklaşımların zaman içinde nasıl bir gelişme ve değişme geçirdiğini şöyle özetlemek mümkündür:

Psikanalitik Yaklaşım
Vajinismusun tedavisinde kullanılan ilk yaklaşımlardan biri psikanalitik yaklaşım olmuştur. Bu yaklaşıma göre, vajinismus kastrasyon korkusu veya pe­nis kıskançlığı gibi nedenlerden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla tedavide de bi­linçdışı çatışmaların çözümlenmesi hedef alınmakta ve odak noktası da vajinismusu olan hasta olmaktadır.

Davranışçı Yaklaşım
Vajinismusun tedavisinde kullanılan geleneksel yaklaşımlardan biri de davranışçı yaklaşımdır. Psikanalitik yaklaşımdan tamamen farklı bir bakış açı­sına dayanan bu yaklaşımda, cinsel davranışların tüm diğer davranışlar gibi öğ­renildiği ve cinsel işlev bozukluklarının yanlış öğrenmelere bağlı olduğu görüşü esas alınmaktadır. Dolayısıyla tedavide nelerin yanlış öğrenildiği üzerinde du­rulmakta ve odak noktası da yine vajinismusu olan hasta olmaktadır. Bu bakış açısından yola çıkarak tedavide öğrenme kurallarına dayanan, derin kas gev­şetme ve sistematik duyarsızlaştırma yöntemleri kullanılmaktadır.

Masters ve Johnson Yaklaşımı
Masters ve Johnson ise yine davranışçı bakış açısına dayanan, ancak psikanalitik ve diğer davranışçı yaklaşımlardan farklı olarak, çifte ve çift arasın­daki ilişkilere de odaklanan bir terapi yaklaşımı önermişlerdir. Bu tedavi yakla­şımının en önemli özelliklerinden biri, hem tüm işlev bozuklukları için kullanı­labilecek ortak teknikleri, hem de farklı işlev bozuklukları için kullanılabilecek öz­gün teknikleri, kapsamasıdır. Tedavide cinsel eğitime, eşler arasındaki iletişim biçimlerine, vajinismusun ortaya çıkmasında ve sürdürülmesinde rol oynayan hatalı davranışların değiştirilmesine ağırlık verilmekte ve ev ödevlerinden yarar­lanılmaktadır.

MODERN YAKLAŞIMLAR

Modern yaklaşımlarda yapılan değişikliklerden biri terapinin uygulanma biçimi ile ilgili olmuştur. Örneğin Masters ve Johnson'un yaklaşımında tedavi bi­ri kadın, biri erkek olmak üzere çift terapist tarafından yapılmaktadır. Kuşkusuz böyle bir uygulamanın birçok yararları vardır. Ancak cinsel fonksiyon bozukluk­ları üzerinde çalışan bir çok tedavi merkezinde çift terapist kullanma imkanı ol­madığından, tedavi, tek terapist tarafından yürütülmektedir. Yapılan çeşitli araş­tırmalarda da, görüşmelerin tek veya çift terapist tarafından yapılmasının, teda­vinin başarısı açısından, önemli bir faktör olmadığı ortaya konmuştur. Dolayısıy­la modern yaklaşımlarda genel uygulama tedavinin tek terapist tarafından yapıl­masıdır.

Uygulama biçimi ile ilgili olarak yapılan diğer bir değişiklik ise görüşmele­rin sıklığı konusundadır. Masters ve Johnson'un yaklaşımında çiftle her gün gö­rüşülmektedir. Oysa modern yaklaşımlarda genel uygulama görüşmelerin haf­tada bir veya iki kez olmasıdır. Clement ve Schmidt'de haftada bir veya iki kez yapılan terapilerle her gün yapılan terapileri karşılaştırdıkları çalışmalarında, da­ha uzun aralıklarla yapılan tedavilerle, daha başarılı sonuçlar elde edildiğini be­lirtmişlerdir.

Masters ve Johson'un yaklaşımı ile modern terapi yaklaşımları arasında­ki en önemli farklılıklardan bir diğeri de tüm görüşmelere eşlerin birlikte katılma­ları zorunluluğunun kalkmasıdır. Her ne kadar tedavide genel yaklaşım, eşlerin görüşmelere birlikte gelmeleri ise de; eğer eşler arasında önemli ilişki ve iletişim sorunları yok ise, ev ödevleri aksatılmıyor ve konulan yasaklara uyuluyorsa, eşin tüm görüşmelere katılmasına gerek olmayabilir. Tedavi açısından önemli olan, her görüşmeye katılmasa bile, eşle işbirliğinin sürdürülebilmesidir. Yine yapılan bazı çalışmalarda tedavinin tek terapistle yürütüldüğü durumlarda, terapistin cin­siyeti ile hastanın cinsiyetinin aynı ya da ayrı olmasının tedavinin başarılı olması açısından önemli bir faktör olup olmadığı incelenmiştir. Genel olarak terapist ile hastanın aynı ya da ayrı cinsiyette olmalarının tedavi açısından önemli bir faktör olmadığı sonucuna varılmıştır.

Masters ve Johnson'un yaklaşımından farklı olarak modern yaklaşımlar­da, vajinismusun ortaya çıkmasında ve sürdürülmesinde rol oynayan faktörlere bağlı olarak, tedavinin çok yönlü ve bütünleştirici olması gerektiği düşünülmek­tedir. Başka bir deyişle, modern cinsel tedavilerde, eklektik bir yaklaşım kulla­nılmaktadır. Örneğin Havvton cinsel işlev bozukluklarının tedavisinde davranış­çı ve bilişsel terapi yöntemlerini, Kaplan ise davranışçı ve psikoanalitik terapi yöntemlerini birlikte uygulamaktadırlar. Cinsel işlev bozukluklarının tedavisinde kullanılabilecek diğer bir eklektik yaklaşım ise davranışçı-bilişsel ve Geştalt te­rapi yöntemlerinin birlikte uygulanmasıdır.

** Vajinismus tedavisinde güncel bir yaklaşım olarak hipnoterapinin de kullanılabileceği,

***  Vajinismusda diğer yöntemlerin mekanik olarak çözüm sağlarken hipnoterapinin hem mekanik hem de  haz açısından başarı sağlayacağı belirtilmektedir.

Kaynaklar;
* Doç. Dr. Psik. Ceylan Tuğrul'un “Sık Görülen İki Cinsel İşlev Bozukluğu: Vajinismus ve Erken Boşalmada Değerlendirme, Tanı ve Tedaviler” adlı kitaptaki yazısından alınmıştır.

**  Prof. Dr. Psik. Adnan Ziyalar'ın Cinsel Davranış Bozuklukları adlı kitabı

*** Psikoterapi Enstitüsü Başkanı  Psik. Tahir Özakkaş, Cinsel Problemlerde Hipnoterapi adlı kitabı

1 2

 

 

 

© (2000 - 2004) Bu site, Dr. Murat Ulusoy tarafından hazırlanmaktadır. Sitenin isim ve yayın hakları Dr. Murat Ulusoy'a aittir . Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf ve konuların her hakkı saklıdır. 
İzin alınarak ve kaynak gösterilip aktif  link konulmak kaydıyla internet ortamında alıntı yapılabilir.  Medyada,. basında ve kitap içeriğinde yayınlanması için yazılı izin alınması gerekir.
( En İyi 1024 x 768 pixelde Görünür )